Kelime-i Tevhid Hakkında Bir Hakikat =)

 


Bu kelime-i tayyibe iki kısımdır.
1.لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ (Lâ ilahe illallah)
2.مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِؕ (Muhammedün Resûlullah)

Allah Teala (cc) bu iki kelimeyi iki sûreye koymuştur. O iki sûre kulun îmanına âdil şâhit olur.

 "La ilahe illallah" kelimesini Muhammed sûresine, 

"Muhammedür Resulullah" kelimesini de fetih sûresine koymuştur. 

Şayet ikisini bir süreye koymuş olsaydı, bir âyet olurdu. 

O zaman da özür sâhibi olanlar -mesela hayızlılar- bunu söyleyemezlerdi. 

Allah (cc) kerem ve rahmetinden bu iki kelimeyi iki ayrı sûreye koymuştur ki, tam bir âyet olmasın. 

Mü'minler ne hâl ve şart altında olurlarsa olsunlar, bu kelimeleri söylemekten âzâde olmazlar. 

Çünkü o kelimeler mü'minin vücudunun direğidir.


Kaynak
Kadı Mustafa Darîr Efendi 
PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V.) HAYATI Kitab-ı Siyer-i Nebi sa:153

Tüm afetzedelere geçmiş olsun ve çiçeklerimden bir kaç kare

İstanbul'da havalar yağmurlu ve serin geçiyor. Kışa giriş yaptık galiba..
Geçtiğimiz hafta nice nice evlere ateş düştü. Yılların birikimlerini alıp götüren sele mi veryansın edelim..
Yoksa kaybedilen hayatlara mı ?
Bir Sakarya'lı olarak oraya ve istabul'da Sarıyer'e can kayıplarına çok üzüldüm..
Çok geçmiş olsun Rabbim sabrı cemil ihsan eylesin bir an önce yaraların sarılmasını dilerim..
 😔
Büyük bir felaket bu ve deprem gibi sismografların tahmin edebileceği bir durum yok.. Yağmur yağıyor sonu bilinmiyor..
 Felaket bir anda geliyor tahmin dahi edilemiyor bildiğim kadarıyla..

Kışa hazırlık için çiçeklerimi de bir elden geçireyim dedim..
Evimde kurdela çiçeğim adeta saksının şeklini almış önce poşetledim çöpün kenarına koyayım belki biri alır dedim ama sonra kıyamadım..
Köklerden adeta toprak kalmamış, evim çiçek bahçesine döndü aşağıda resimlerini paylaşıyorum, o nedenle saksıyı büyütmek istemedim.. 
Bir videoda görmüştüm köklerini satırla kesiyordu.. ve başarılı bir operasyonla bende kestim.
 
Bir kaç günde çiçeğim sağlıklı bir renk almaya başladı çok şükür..

Evin güney cephesi ve üçüncü kat her taraftan ışık alınca çiçekler için harika bir ortam oluşuyor. 
Kırmızı yapraklı Kayseri'den bir dostumun hediyesi 
adı çingene şalvarı, 
 yanında dua çiçeği, barış çiçeği, orkide 
ve 
yılbaşı çiçeğim hepsi çiçek açıyor kendi mevsimlerinde   
💐🌷🌹🌸🌺
Devetabanım da meydanı boş buldu sereserpe yayılıyor..
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Difenbahya ve peygamber kılıcı ve yaprak güzeli salonumun en güzel köşesi 
(*ᴗ͈ˬᴗ͈)ꕤ*.゚
Menekşelerime vitamin kullandığım için çok güzeller her daim çiçekliler 
(Menekşe vitamini yaramıyor bitki vitamini iyi geliyor)

Yaprak güzelimde neredeyse bir yaprağı benim yüzüm kadar oldu.. 
Güneş gören kısımlar morarıyor bende devamlı çeviriyorum..
 (˶ᵔ ᵕ ᵔ˶)
Bu günümü ve çiçeklerimi hatıralarıma kayıt ettim. 
Kimse görmese bile..
İlerde bakar tebessüm ederim diye düşünüyorum.. 
Görüşmek üzere blog dostlarıma sevgiler 
(❀❛ ֊ ❛„)♡

İnstagram'da tavsiye edebileceğim bir kaç hesap var..

 İnstagram'da tavsiye edebileceğim bu hesaplar harika, mutlaka bir kaç dakikanızı ayırarak incelemenizi tavsiye ediyorum.. Yapay zeka ile birlikte o kadar güzel içerikler üretilmeye başlandı ki hayran kalıyorum ve öğreteceğim her hangi bilgiyi önce instagram'a bu hesaplara girip bakıyorum gençler nasıl bir sunum ve içerik hazırlamışlar diye..

Kur'an'a daha farklı bir bakış açısıyla sevdirerek dikkatimizi toplayarak ve güzel bir istikamete yönlendirmekte ッ

Üslub çok önemli ve tavsiye edebileceğim genç bir hanım kardeşimiz dinlemenizi tavsiye ederim   ツ

 

 

Çok güzel detaylı ders anlatıyor ilgili kardeşlerim bakabilir ツ
Azeri şivesini çok severim özellikle takib ediyorum.. Bugünlerde hicap imtihanından geçiyorlar Rabbim yardımcıları olsun..
Çok güzel paylaşımları var takip edilmeye değer(˶ᵔ ᵕ ᵔ˶)
Şimdilik bu kadar sizlerin takip önerilerinizi merak ediyorum görüşmek dileğiyle hoşçakalın..¯\_(ツ)_/¯

Reklam Geliri Çok mu Gerekli?

 

Herkese Merhabalar 

Bizler blog açarken hobilerimizi, duygularımızı ve streslerimizi paylaşabileceğimiz bir yer hayali ile açtık.. Bende örgülerimi duygularımı hatta rumuz kullanarak rahat bir alan hayali ile açtım bu blogu..

Ama bakıyorum blog arkadaşları ziyaret ettiğimde reklamlardan göz açamıyorum en son neyi yayınladı diye zaman kaybediyorum bazen yorum bırakıyorum bazende bırakmıyorum şunu ifade etmek istiyorum çok mu ihtiyacımız var reklam gelirlerine?

Ki bir gelir de elde edildiğine de inanmıyorum :)

Reklamlar dikkat dağıtıcı hatta bazen de sinir bozucu oluyor.. 

Üstelik işin komiği ne biliyor musunuz ? Reklam izlememek için bizler ayrıca para ödüyoruz =))

Böyle bir hallerdeyiz..  

Blogger eskisi gibi popüler değil, bir gelir elde etmek istiyorsan you tube ve instagram daha kârlı..

Zaten okuyucuda az takipçi ve yorum bırakanlar da az.. 

Reklamlar ile bloglarımızın tadı kaçtı diyebilirim.. 

Eskiden Bumerang vardı üçbeş kuruş kazandırıyordu.. Şimdi görmüyorum hiç bloglarda Bumerang reklamlarını..

Neyse bol kazançlar diliyorum reklam kazancı beklentisi olanlara 💰



Kur'ân'ın üçte birine denk olur

 



7462 Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahü anh)'den (o şöyle demiştir): Sahâbîlerden birisi diğer birinin geceleyin “Kul huvellahu ahad" Sûresi'ni okumakta olduğunu, hiç durmadan bu sûreyi tekrarlamakta olduğunu işitti. Sabah olunca Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi ve bunu kendisine zikretti, Sûreyi okuyan zât, okumasını azımsayarak sanki hâlâ bu sûreyi tekrarlıyordu. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem):

— "Nefsim elinde bulunan Allah'ayemîn ederim ki, bu sûre muhakkak Kur'ân'ın üçte birine denk olur" buyurdu.

Sahîh-i Buhârî

Nesebe dil uzatmak ve yüksek sesle ölüye ağlamak, halk arasında yerleşmiş küfür niteliği taşıyan iki huydur




Ebû Hüreyre'den (radıyallahü anh) yapılan rivâyetde demiştir ki, Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: '

"Nesebe dil uzatmak ve yüksek sesle ölüye ağlamak, halk arasında yerleşmiş küfür niteliği taşıyan iki huydur."

(Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 23; Müslim, Îmân 121, Cenâiz 29. Ayrıca bk. Tirmizî, Cenâiz 23)

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Sahih neseblere dil uzatmak Câhiliye âdeti ve daha çok kâfirlerin yaptığı bir iştir.

2. Dinimiz nesebe dil uzatmayı haram kılmıştır.

3. Ölüye feryat ederek ağlamak da aynı şekilde haram kılınmıştır.

4. Bu iki hal, halk arasında yaygın kötü âdetlerdendir.

5. Başkasının nesebine rastgele dil uzatan, kendi nesebine söz edilmesi yolunu açmış olur.

6. Müslümanların her iki konuya da son derece dikkat etmeleri gerekir.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları




Ey zavallı! Sana fayda vermeyen şeyler hakkında konuşmayı bırak,


"Ey zavallı! Sana fayda vermeyen şeyler hakkında konuşmayı bırak.
Dünyâ ve âhirette sana fayda verecek işlerle uğraş.
Boş işlerle uğraşmayı bırak.
Kalbinden dünyâ düşüncelerini çıkar.
Çünkü yakında dünyâdan alınacak, âhirete götürüleceksin.
Dünyâda rahat ve hoş bir hayat arama.
Resûl-i ekrem;
"Hayat, âhiret hayâtıdır" 
buyurdu."

Esseyyid Abdülkâdir Geylânî (ks)

Sizden birinizin yiyeceği yere düşerse hadisi şerifi..


 Sizden birinizin yiyeceği yere düşerse onu alıp üzerine bulaşan şeyi sildikten sonra yesin, onu şeytana bırakmasın. Parmaklarını yalamadan da elini bez veya peçeteye silmesin. Çünkü insan, yiyeceklerinin hangi parçasında bereket olduğunu bilemez.


(Müslim, Eşribe 136)

Bir hastane macerası :)

 

31 ağustos mesai bitimi hastane randevusu iptali sonucu gelinim benim için hemen değerlendirdi. Bende bilmediğim gerçeklerle yüzleşmeye dokuz yaşında erkek torunumu da aldım gittim..

Tabi ki bu fırsatı bir babaanne olarak hemen değerlendirdim.. Otobus durağına gidene kadar Nâs suresi talimi verdim..
-Bismillahirrahmânirrahîm

-Bismillahirrahmânirrahîm.

-Kul e'ûzü birabbinnâs

-Kul e'ûzü birabbinnâs

Bir o bir ben otobus gelene kadar yarısını ezberledi.. Şimdiki çocuklar çok zeki hemen kapıyorlar ama telefondan kurtulabilirlerse tabi..

Neyse otobüse bindik birkaç durak sonra Dr Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine vardık. En az dört senedir gitmediğimden dolayı tedirginim..
Mesai saati bitimi olduğu için saat 17:31 olan randevum için barkot sırasında en önlerdeyim bekliyorum. Çok kalabalık oldu sesler yükselmeye başladı. Her neyse bana sıra geldi aldım barkotumu bir üst kat dediler çıktım.
Çıkmamla hemen kapılara kağıtlar yapıştırmaya başladılar.
Beni 7.poliklinik C bloğa alınmış haydi pür telaş oraya torunumla koşturdum..
Orada ki memurlar; 
- Siz D Bloktasınız ben diyorum doktor gönderdi kayıttaki memur
- Bize öyle bir talimat gelmedi. 
Torunumda benimle koşturmaca tekrar D Bloğa gidip doktordan bloknota kaşe ve imza alıp C Bloğa gittiğimde 
-Abla nereye kayboldun bende sana bakıyordum..
Yine içimden hadi kabalık yapmayayım yeniden verilen barkotla tekrar sıra bekledim..
En az yarım saat geçtiğinde artık öfke patlaması olacak bende bir hışımla ayağa kalktım.
Ekranda adım görünmüyor diyerek halimi arz edeceğim ekranda benim adım yazdı. Hastanın çıkmasıyla içeri girdim. 
Doktor:
- Neyiniz var
- Kulaklarımı temizleteceğim..
- Tamam oturun 
On saniye sağ kulak on beş saniye sol kulak hava ile kuru temizleme çektirdi. 
-Tamam geçmiş olsun..
Güler misin ağlar mısın beş dakika bile sürmedi..(⊙_⊙)
Torunum 
- Bu kadar mı babaanne.. dedi 
- Evet oğlum ömrümde bu kadar hızlı tedavi edilmedim.
╮ (. ❛ ᴗ ❛.) ╭
İş çıkışı otobüsler felaket ikindi namazım kaçmasın diye sayısız okuduğum ayetel kürsiler yaşadığım o gerilim beni çok yıprattı en az yarım saatte durakta otobüs bekledik. 
Neyse sıkış tepiş torunumu kendimi koruyarak otobüs yolculuğum bitti eve geldiğimde savaştan gelmiş gibi kendimi bitkin yorgun hissettim. 
Herşey gençlikte daha katlanılır gibi..
Torunum tatil için bende ve muhabbetimiz esnasında bana soruyor..
- Babaanne zamanda yolculuk yapsan geleceğe mi yoksa geçmişe mi gitmek istersin diye yaşından hiç beklemediğim bir soru..
- Geçmişe gitmek isterim oğlum. 
- Hangi zamana ?
- Asrı saadete Peygamber efendimiz (sav) tanışmak onun çevresinde cansiperhane savaşmak isterdim..
Nedendi sonuçlardı aramızda güzel sohbetler geçiyor ama çok fazla tablette oyun oynayarak zaman geçiriyor tatil diye biraz kurallar gevşetildi.. 
İnşallah pişman olmayız..
Tüm ebeveynlerin ve öğretmenlerin Allah yardımcıları olsun..
Çocuklarımızı talebelerimizi ellerimizde tutmak için her defasında kendimizi yeniliyoruz...
Görüşmek üzere inşaallah Allaha emanet olalım..

(◕‿◕✿)


Dünyada Unutulmayacak Bir İz Bırakmak



Bir insan sadece kendine odaklanırsa bir süre sonra çevreden kopar, gerçeklikten uzaklaşır, çevresi de onu dışlar sonrada bu eksiklerini din ile kapatmaya çalışırsa işte o zaman da felaket olur..
Yalnızlıkta uzlette beklentileri artar.. Ledünî, "Allah katından olan, ilahi ve gizli bilgiye dayanan" ilme talip olmaya başlar sonrası beklentiler olmayınca kendini motive edecek yollar arar..

Bir insan kendini motive etme derdinde olursa, bir yere kadar gider ama yolun ucu tıkalıdır.. 
Kendini hak ile meşgul etmeyen niceleri bir süre sonra nefisle şeytanla meşgul etmeye başlıyor..

"Yok efendim bende musallat var.. "
"Kendinizi fakiri fukaranın ihtiyaçlarını gidermeyle meşgul edin, ibadetle meşgul edin.. Bakın bakalım yorgunluktan ya da yardım etmenin verdiği hazdan size musallat yaklaşıyor mu?..

Yalnız kalmayın kendinizi dünya ve ahirette mutlu edecek ibadet ve hayır işleriyle meşgul edin sorun bitmiştir.
İbrahim Havvas hz. bir genci içine şeytan kaçtı diye yakacaklardı. Papazların halkın elinden alıp sadece sepet örmeyle, dilinde Allah'ın zikriyle meşgul ederek tedavi eder ve nicelerin hidayetine vesile olur..

O nedenle bizlerin ellerinden de bir şeyler gelmiyor. 
Kur'an ayetleri şifadır, doğada nice şifa kaynakları vardır.. 
Bize en iyi gelen şifayı bulmak zorundayız. 
Hiç bir eylem yapmadan şifa bulmamız imkansızdır. 
Allah cümlemize akıl fikir izan versin vesselam.. 
Görüşmek üzere 
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

  


Rebîulevvel Ayımız Mübârek Olsun!

  

🌙Rebîulevvel Ayımız Mübârek Olsun!

Rebiülevvel ayına (ilkbahar ayı demek) girdik çok şükür. 

Bu ayda öyle bir gece var ki Mevlid gecesi, ulemanın çoğunluğuna ve bana görede aynen katılıyorum,

Kadir gecesinden bile hayırlı; çünkü Rasûlüllâh'ın (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) dünyaya geldi.. O gelmeseydi ne kadir gecesi ne de diğer mubarek geceler ve kainat olmayacaktı..

Onun hürmetine yaratılan cümle alemde bizler de Müslüman olarak doğmakla ayrı bir şükredilesi ve secdelere kapanılası bir hâldir. Bu ayda Osmanlı döneminde devlet daireleri süslenir annelerimiz evlerini badana yapar. Tatlılar ve nice hazırlıklarla karşılarlarmış. Mevlidler okunur sofralar kurulur açlar doyurulurmuş..

Şimdilerde nice mubarek günler geçiyor da farkında bile olunmuyor 😌 Halbuki bu özel geceler de Rabbimizin merhametini celbedebiliriz.. 

Rasûlüllâh'ın (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) sünnetini muhafaza ederek çok salavat ve ibadetlerle bu ayı en güzel şekilde bereketlendirebiliriz. Rabbimin kabul ettiği kulluklar nasip olsun inşaallah..

Ayrıca bunu bir çok kişi bilmez vefat tarihi de 12 Rebiülevvelidir. 

Rasûlüllâh (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ)in Mevlid-i Şerîfi'ni tebrîk eder ve Ümmet-i Muhammed (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ)hakkında felâha vesîle olmasını Yüce Rabbimizden niyâz ederim!

Görüşmek dileğiyle 

Sınav içki değil koşulsuz teslimiyettir

Ben Aziz Mahmud Hüdaî (ks) ve Mevlana Celaleddîn (ks) arasında garip ama bir benzetme buluyorum. 

Şöyle; bir gün Şems hazretleri bütün insanların içinde Mevlana hazretlerinden içki ister. 

Aynı Aziz Mahmud Hüdaî'nin ciğer satması gibi tüm halkın gözü önünde içkiyi getirmek için kalkınca Şems hazretleri dirseğinden tutar.

- "Seni sınadık meğer tahminimizin üzerindeymişsin" der. 

Sınav içki değil koşulsuz teslimiyettir. Şems hazretleri nicelerini böyle sınava tabi tutmuş hepsi kaybetmiştir. 

Mevlana bu imtihanı geçince işte sema yapmaya başlıyor. 

Tüm ünvanları şöhreti, kürsüsünü halkın gözündeki itibarını bir çırpıda gözden çıkarmaya razı olarak sınavı geçiyor.. 

Tıpkı Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri gibi.. Öyle bir davanın sahibiyiz ki bu davaya tüm varlığımızı vermedikçe aslında kazanamıyoruz..

Davamızı seçerken ahiretimizi kaybetmemek lazım..

Çok kıymetli ve anlamlı bir sözle konuyu tatlıya bağlamak istiyorum..

"Ahireti isteyene dünyada zuhd gerekir; Allah'ı isteyene ise ahirette zuhd gerekir.

Esseyyid Abdulkadir Geylani (ks)

Mesulüz hepimiz her yaptıklarımızın bedelini ödeyeceğiz


Hz. Ali (kv) bir gün sırdaşına söyle demiş konuşmanın çok kısa bir bölümünü alıyorum..
" (Göğüslerine işâretle) Burada öylesine derin, öylesine geniş bir bilgi var ki ne olurdu, bunu anlayabilecek biri bulunsaydı. Evet, anlayan birini buluyorum, fakat ondan emin değilim; din hükümlerini dünyâya âlet edebilir; Allah’ın nimetleriyle Allah’ın kullarına, Allah’ın delilleriyle Allah’ın dostlarına karşı üstünlük dâvâsına girişebilir. İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür gider...”

Her gün sabah saat onda kursumuzu açıyoruz. öğlen ikide kapatıyoruz. Çocuklar ailelerini yansıtıyorlar aile ne kadar titiz ise çocukta o kadar özenli kursa geliyor.
Dersini çalışmış ve kahvaltısını yapmış olarak..

Ya da aile kahvaltı bile yapmadan çocuğunu kursa gönderiyor.(başından savıyor.) Ders çalışmamış aç gelen çocuktan nasıl bir performans beklersiniz. Çocuk bir saat içinde eve gidecek kahvaltı yapacak sonra yine gelecek vs.. Bizler keyfe göre hizmet veriyoruz..

Bazı velilerden duyduk kurslar, kayıt parası 2000₺ istemişler ve iki aylıkta peşin bize eleştiren bir ağızla anlatıyorlar..

Bizde kayıt parası istemedik kendimizden fedakarlık gösterdik.. Düşünüyorum da acaba para alsak param ziyan olmasın diye daha titiz ve özenle çocukları aile ile birlikte yetiştirir miydik ?
Şer gibi görünen demek ki hayırmış inanın pişman oldum keşke en az 1000₺ alsaydım..

Aslında anneler babalar ve bizlerde bahçıvanlar olarak (tüm eğitimciler ve çevre) bu ekilen tohumun yeşerip büyümesinde o kadar çok etkimiz var ki ama etkimizin farkında değiliz.. Bazı tohumlar verimli toprakta işin ehli bahçıvanların elinde serpilip büyürken bazı tohumlarda bakımsızlıktan ya da çok iyi bakacağım derken aşırı ilgiden mahvediyoruz. 

Mesulüz hepimiz her yaptıklarımızın bedelini ödeyeceğiz kâh dünyada kâh ukbada..  

Perşembe günleri de sohbet veriyorum hanımlara devamlılık olmadığında neden gelmedin diye sorsam merak ediyorum çocuklarım gibiler başlarına bir sıkıntı mı geldi diye..

"Hocam her hafta geliyorum ya.. " hemen bir serzeniş.. 

Öğretmenlerin hakikaten işi çok zor ve herkes öğretmenlik ve hocalık yapamaz..

Her gün bir talebe geliyorsa kendi geleceğini inşaa ediyor demektir..

Cemaatte öyle! Geliyorsa hoca için değil Allah için kendisini inşaa için gelecek..

 Bunun için kimseye serzenişte bulunmaya hakkı yok..  

İlmimizi ve büyük tecrübelerimizi maalesef çok az kişiye aktarabiliyoruz.. 
Hz. Ali efendimizin sözü ne kadar içler acısı bir gerçek :(
- "..İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür gider...”
-Nasıl yani dersen cevabı aşağıda Hz. Ali efendimizin diliyle.. 

-"Evet, anlayan birini buluyorum, fakat ondan emin değilim; din hükümlerini dünyâya âlet edebilir; Allah’ın nimetleriyle Allah’ın kullarına, Allah’ın delilleriyle Allah’ın dostlarına karşı üstünlük dâvâsına girişebilir. 

İşte böyle ! 
Kıyamet alametleri bunlar diyelim vesselam !

Hayırlı Bayramlar, popcornlu bebek hırkası

 

Herkese hayırlı bayramlar diliyorum.
Bu bebek hırkasını yaptığım bebek henüz anne karnında ve onlardan habersiz içimden geldiği için çok severek ördüm.. Sürpriz olacak inşaallah =)
 Bir hadisi şerifte: Ubeydullah İbni Mıhsan El-Ensari’den, o da Peygamber (s.a.v.)’den rivayet ettiğine göre, Peygamber şöyle buyurdu: “- Malı (ve nefsi) hakkında emniyet içinde olan, günlük yiyeceği yanında olduğu halde vücudu sıhhatli bulunan, dünyayı (bütün menfaatlerini) kazanmış gibidir.” 
Sıhhatli miyim ? Elhamdülillah 
Öyleyse insanlara her türlü fayda sağlamam lazım diye düşündüğüm için kimine bir muhabbet ile teselli ederim. Kimisine de böyle hoş hediyelerle.. 
Hangisinin duasının üzerime tecelli edeceğini bilemediğim için 
elimden dilimden ne geliyorsa yapmaya pozitif ruhu yaşamaya  yaşatmaya çalışıyorum.. 


KIYMETİ BİLİNMESİ GEREKEN 3 ŞEY VAR 
•Can ve mâl emniyetine sahip misin? 
•Sıhhat ve afiyet içinde misin? 
•Günlük rızkını da kazanıyor musun? 
•Dünya sana verilmiş gibidir vesselâm.... 
Bunlara sahip olan kimseler sevinmeli, Geri kalan zamanlarını, Allah'ın rızasına uygun işlerle doldurmalıdır.

 Sabah–Akşam Manevî Muhafaza Zikirleri 


Korkulardan,
Musibetlerden ve görünen görünmeyen şerlerden korunmak niyetiyle okuyalım… 
━━━━━━━━━━━━━━━
▪️ 3 Defa ▪️
📖 Arapçası:

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ


Bismillâhillezî lâ yezurru me‘asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fis semâi ve hüves-semî‘ul alîm..

▪️ Anlamı:
“Yerde ve gökte, O’nun adıyla hiçbir şey zarar veremez. O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.”
━━━━━━━━━━━━━━
 ▪️3 Defa ▪️
📖 Arapçası:

أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ

Eûzü bi kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ halak..

▪️ Anlamı:
“Allah’ın eksiksiz kelimelerine, yarattığı şeylerin şerrinden sığınırım.”
━━━━━━━━━━━━━━━
▪️ 7 Defa ▪️
📖 Arapçası:

حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ Hû, aleyhi tevekkeltü ve Hüve Rabbül arşil azîm..

▪️ Anlamı:
“Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben O’na tevekkül ettim. O, büyük Arş’ın Rabbidir.”
━━━━━━━━━━━━━━━
Manevî zırhlarımızı kuşanalım…
Dilimiz zikirle,
Kalbimiz tevekkülle,
Ruhumuz huzurla dolsun..
Allah Teâlâ bizleri ve sevdiklerimizi her türlü görünür ve görünmez kötülüklerden muhafaza eylesin…
Hayırlı bayramlar diliyorum..
 Âmin...
Allaha emanet olunuz 


İman kuşunu eyleyemedim, dünyaya mesken bağlayamadım :)

 


İmanı iki kanatlı bir kuş gibi düşünmemiz gereken bir misal aslında.. Zahir ve batın olmak üzere.. İki kanat da sağlıklı ve sağlam olması lazım ki uçsun sizi Hakka götürsün.. 

Bazıları zahirini imar ediyor, örtüsünden namazına orucuna kadar tüm kulluğu sadece görünüşten ibaret riya ve gösteriş.. Namazından haberi yok, orucunu azalarına tutturamayıp sadece açlık olarak yanında kalıyor. 

Bazılarıda sadece batınını besliyor, Allah ve Resûlune aşık gözünde yaşları kalbinde imanı ama zahirinde örtü yok, namaza ve diğer ibadetlere özenli bir şekilde yapmıyor. Peki bu doğru mu? 

Allah Resûlune tabi olan sahabe böyle miydi? Tabi ki hayır! 

Onlar zahirde peygamberimiz ayağını nereye ve nasıl attıysa öyle yaptılar. O nasıl yerdi içerdi. Hep O'na özendiler ve özendirdiler. O'nun Kur'an ve sünnetini yaşadılar. Bu şekilde dünya ve ahiret günahlarından ve kirlerinden arındılar. İşte biz hem zahiri hem batini dengeli ve kuvvetli bir iman için güzel sahabelerin izlerinden gitmemiz gerekiyor.. Onlar verdikleri sözleri ve tevbelerini tuttular bizlere güzel örnek oldular..  

Peygamber efendimiz (sav) Mekke fethedilene kadar Mümtehine Suresi 12. ayet-i kerime ile bey‘at verirdi. Bu ayete tabi olanlara efendimiz kefil oluyor. Cennete girmeleri için  bey‘at veriyor. Hatta yapamam diyenlerden elini çeker sana  bey‘at veremem derdi..

Mealen: "Ey Peygamber! Mümin kadınlar Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacakları, hırsızlık yapmayacakları, zina etmeyecekleri, çocuklarını öldürmeyecekleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira düzüp getirmeyecekleri, dine ve akla uygun hiçbir konuda sana karşı gelmeyecekleri hususunda sana bey‘at  etmeye geldiklerinde onların bey‘atlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Kuşkusuz Allah bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir."

Mekke fethedildikten sonra Fetih suresi 10. ayeti kerime ile halkın bey‘atlarını aldılar. 

Mealen: "Rasûlüm! Sana bey‘at edenler, gerçekte Allah’a bey‘at etmektedirler. Allah’ın eli, onların bey‘at için uzanan elleri üzerindedir. Artık kim bey‘atini bozarsa ancak kendi zararına bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği sözde durur, onun gereğini getirirse, hiç şüphesiz Allah ona yakın bir gelecekte büyük bir mükâfat verecektir."


HİND bint UTBE: Hepimiz biliriz Hz. Hamza'yı şehid eden Ebû Süfyân’ın karısıydı Efendimiz sav ona da be'yat verdi:
Resûl-i Ekrem’in kendisini iyi karşılaması ve daha önce yaptıkları üzerinde durmaması Hind’i son derece memnun ettiği için ona, bir zamanlar yeryüzünde perişan olmasını en çok istediği ailenin Peygamber ailesi olduğunu, fakat artık gözünde bu aile fertlerinden daha değerli bir kimse bulunmadığını ifade etti (Buhârî, “Eymân”, 3, “Aḥkâm”, 14; Müslim, “Aḳżıye”, 8). Hind oradan ayrıldıktan sonra evine gitti ve bütün putları kırdı. Onun kızarttığı iki oğlağı bir câriyesiyle Hz. Peygamber’e sunduğu, koyunları çok az kuzuladığı için daha fazlasını gönderemediğini belirttiği, Resûl-i Ekrem’in de onların çoğalması için dua ettiği, daha sonraları sürülerinin çoğaldığı, Hind’in zaman zaman bu olayı anarak kendilerini İslâmiyet’le şereflendiren Allah’a hamdettiği kaydedilmektedir.
Hasılı kelam; yemek oburu gibi kitap oburu olup, her kitabı okuyup ama kendi kutsal kitabımızdan ve dünya-ahiret kurtuluşumuza vesile olacak ilimlerden haberimiz olmazsa bizler nasıl zahirimizi ve batinimizi ıslah edeceğiz. Oraya aşkı ve muhabbetullahı yerleştireceğiz imkansız gibi görünen Hind bin Utbe'yi o nedenle yazıma aldım bilmem sizlere ışık tutabildim mi?

Sevgi ve muhabbetle kalın.. السلام عليگم 

Çok sevdiğim bir ilahiden bir kaç beyit paylaşmak istedim :))

ﷲ﷽🕋

Gönül kuşunu eyleyemedim
Dünyaya mesken bağlayamadım
Yandı yüreğim ağlayamadım
****
Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆