Bir hastane macerası :)

 

31 ağustos mesai bitimi hastane randevusu iptali sonucu gelinim benim için hemen değerlendirdi. Bende bilmediğim gerçeklerle yüzleşmeye dokuz yaşında erkek torunumu da aldım gittim..

Tabi ki bu fırsatı bir babaanne olarak hemen değerlendirdim.. Otobus durağına gidene kadar Nâs suresi talimi verdim..
-Bismillahirrahmânirrahîm

-Bismillahirrahmânirrahîm.

-Kul e'ûzü birabbinnâs

-Kul e'ûzü birabbinnâs

Bir o bir ben otobus gelene kadar yarısını ezberledi.. Şimdiki çocuklar çok zeki hemen kapıyorlar ama telefondan kurtulabilirlerse tabi..

Neyse otobüse bindik birkaç durak sonra Dr Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine vardık. En az dört senedir gitmediğimden dolayı tedirginim..
Mesai saati bitimi olduğu için saat 17:31 olan randevum için barkot sırasında en önlerdeyim bekliyorum. Çok kalabalık oldu sesler yükselmeye başladı. Her neyse bana sıra geldi aldım barkotumu bir üst kat dediler çıktım.
Çıkmamla hemen kapılara kağıtlar yapıştırmaya başladılar.
Beni 7.poliklinik C bloğa alınmış haydi pür telaş oraya torunumla koşturdum..
Orada ki memurlar; 
- Siz D Bloktasınız ben diyorum doktor gönderdi kayıttaki memur
- Bize öyle bir talimat gelmedi. 
Torunumda benimle koşturmaca tekrar D Bloğa gidip doktordan bloknota kaşe ve imza alıp C Bloğa gittiğimde 
-Abla nereye kayboldun bende sana bakıyordum..
Yine içimden hadi kabalık yapmayayım yeniden verilen barkotla tekrar sıra bekledim..
En az yarım saat geçtiğinde artık öfke patlaması olacak bende bir hışımla ayağa kalktım.
Ekranda adım görünmüyor diyerek halimi arz edeceğim ekranda benim adım yazdı. Hastanın çıkmasıyla içeri girdim. 
Doktor:
- Neyiniz var
- Kulaklarımı temizleteceğim..
- Tamam oturun 
On saniye sağ kulak on beş saniye sol kulak hava ile kuru temizleme çektirdi. 
-Tamam geçmiş olsun..
Güler misin ağlar mısın beş dakika bile sürmedi..(⊙_⊙)
Torunum 
- Bu kadar mı babaanne.. dedi 
- Evet oğlum ömrümde bu kadar hızlı tedavi edilmedim.
╮ (. ❛ ᴗ ❛.) ╭
İş çıkışı otobüsler felaket ikindi namazım kaçmasın diye sayısız okuduğum ayetel kürsiler yaşadığım o gerilim beni çok yıprattı en az yarım saatte durakta otobüs bekledik. 
Neyse sıkış tepiş torunumu kendimi koruyarak otobüs yolculuğum bitti eve geldiğimde savaştan gelmiş gibi kendimi bitkin yorgun hissettim. 
Herşey gençlikte daha katlanılır gibi..
Torunum tatil için bende ve muhabbetimiz esnasında bana soruyor..
- Babaanne zamanda yolculuk yapsan geleceğe mi yoksa geçmişe mi gitmek istersin diye yaşından hiç beklemediğim bir soru..
- Geçmişe gitmek isterim oğlum. 
- Hangi zamana ?
- Asrı saadete Peygamber efendimiz (sav) tanışmak onun çevresinde cansiperhane savaşmak isterdim..
Nedendi sonuçlardı aramızda güzel sohbetler geçiyor ama çok fazla tablette oyun oynayarak zaman geçiriyor tatil diye biraz kurallar gevşetildi.. 
İnşallah pişman olmayız..
Tüm ebeveynlerin ve öğretmenlerin Allah yardımcıları olsun..
Çocuklarımızı talebelerimizi ellerimizde tutmak için her defasında kendimizi yeniliyoruz...
Görüşmek üzere inşaallah Allaha emanet olalım..

(◕‿◕✿)


Dünyada Unutulmayacak Bir İz Bırakmak



Bir insan sadece kendine odaklanırsa bir süre sonra çevreden kopar, gerçeklikten uzaklaşır, çevresi de onu dışlar sonrada bu eksiklerini din ile kapatmaya çalışırsa işte o zaman da felaket olur..
Yalnızlıkta uzlette beklentileri artar.. Ledünî, "Allah katından olan, ilahi ve gizli bilgiye dayanan" ilme talip olmaya başlar sonrası beklentiler olmayınca kendini motive edecek yollar arar..

Bir insan kendini motive etme derdinde olursa, bir yere kadar gider ama yolun ucu tıkalıdır.. 
Kendini hak ile meşgul etmeyen niceleri bir süre sonra nefisle şeytanla meşgul etmeye başlıyor..

"Yok efendim bende musallat var.. "
"Kendinizi fakiri fukaranın ihtiyaçlarını gidermeyle meşgul edin, ibadetle meşgul edin.. Bakın bakalım yorgunluktan ya da yardım etmenin verdiği hazdan size musallat yaklaşıyor mu?..

Yalnız kalmayın kendinizi dünya ve ahirette mutlu edecek ibadet ve hayır işleriyle meşgul edin sorun bitmiştir.
İbrahim Havvas hz. bir genci içine şeytan kaçtı diye yakacaklardı. Papazların halkın elinden alıp sadece sepet örmeyle, dilinde Allah'ın zikriyle meşgul ederek tedavi eder ve nicelerin hidayetine vesile olur..

O nedenle bizlerin ellerinden de bir şeyler gelmiyor. 
Kur'an ayetleri şifadır, doğada nice şifa kaynakları vardır.. 
Bize en iyi gelen şifayı bulmak zorundayız. 
Hiç bir eylem yapmadan şifa bulmamız imkansızdır. 
Allah cümlemize akıl fikir izan versin vesselam.. 
Görüşmek üzere 
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

  


Rebîulevvel Ayımız Mübârek Olsun!

  

🌙Rebîulevvel Ayımız Mübârek Olsun!

Rebiülevvel ayına (ilkbahar ayı demek) girdik çok şükür. 

Bu ayda öyle bir gece var ki Mevlid gecesi, ulemanın çoğunluğuna ve bana görede aynen katılıyorum,

Kadir gecesinden bile hayırlı; çünkü Rasûlüllâh'ın (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) dünyaya geldi.. O gelmeseydi ne kadir gecesi ne de diğer mubarek geceler ve kainat olmayacaktı..

Onun hürmetine yaratılan cümle alemde bizler de Müslüman olarak doğmakla ayrı bir şükredilesi ve secdelere kapanılası bir hâldir. Bu ayda Osmanlı döneminde devlet daireleri süslenir annelerimiz evlerini badana yapar. Tatlılar ve nice hazırlıklarla karşılarlarmış. Mevlidler okunur sofralar kurulur açlar doyurulurmuş..

Şimdilerde nice mubarek günler geçiyor da farkında bile olunmuyor 😌 Halbuki bu özel geceler de Rabbimizin merhametini celbedebiliriz.. 

Rasûlüllâh'ın (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) sünnetini muhafaza ederek çok salavat ve ibadetlerle bu ayı en güzel şekilde bereketlendirebiliriz. Rabbimin kabul ettiği kulluklar nasip olsun inşaallah..

Ayrıca bunu bir çok kişi bilmez vefat tarihi de 12 Rebiülevvelidir. 

Rasûlüllâh (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ)in Mevlid-i Şerîfi'ni tebrîk eder ve Ümmet-i Muhammed (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ)hakkında felâha vesîle olmasını Yüce Rabbimizden niyâz ederim!

Görüşmek dileğiyle 

Sınav içki değil koşulsuz teslimiyettir

Ben Aziz Mahmud Hüdaî (ks) ve Mevlana Celaleddîn (ks) arasında garip ama bir benzetme buluyorum. 

Şöyle; bir gün Şems hazretleri bütün insanların içinde Mevlana hazretlerinden içki ister. 

Aynı Aziz Mahmud Hüdaî'nin ciğer satması gibi tüm halkın gözü önünde içkiyi getirmek için kalkınca Şems hazretleri dirseğinden tutar.

- "Seni sınadık meğer tahminimizin üzerindeymişsin" der. 

Sınav içki değil koşulsuz teslimiyettir. Şems hazretleri nicelerini böyle sınava tabi tutmuş hepsi kaybetmiştir. 

Mevlana bu imtihanı geçince işte sema yapmaya başlıyor. 

Tüm ünvanları şöhreti, kürsüsünü halkın gözündeki itibarını bir çırpıda gözden çıkarmaya razı olarak sınavı geçiyor.. 

Tıpkı Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri gibi.. Öyle bir davanın sahibiyiz ki bu davaya tüm varlığımızı vermedikçe aslında kazanamıyoruz..

Davamızı seçerken ahiretimizi kaybetmemek lazım..

Çok kıymetli ve anlamlı bir sözle konuyu tatlıya bağlamak istiyorum..

"Ahireti isteyene dünyada zuhd gerekir; Allah'ı isteyene ise ahirette zuhd gerekir.

Esseyyid Abdulkadir Geylani (ks)

Mesulüz hepimiz her yaptıklarımızın bedelini ödeyeceğiz


Hz. Ali (kv) bir gün sırdaşına söyle demiş konuşmanın çok kısa bir bölümünü alıyorum..
" (Göğüslerine işâretle) Burada öylesine derin, öylesine geniş bir bilgi var ki ne olurdu, bunu anlayabilecek biri bulunsaydı. Evet, anlayan birini buluyorum, fakat ondan emin değilim; din hükümlerini dünyâya âlet edebilir; Allah’ın nimetleriyle Allah’ın kullarına, Allah’ın delilleriyle Allah’ın dostlarına karşı üstünlük dâvâsına girişebilir. İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür gider...”

Her gün sabah saat onda kursumuzu açıyoruz. öğlen ikide kapatıyoruz. Çocuklar ailelerini yansıtıyorlar aile ne kadar titiz ise çocukta o kadar özenli kursa geliyor.
Dersini çalışmış ve kahvaltısını yapmış olarak..

Ya da aile kahvaltı bile yapmadan çocuğunu kursa gönderiyor.(başından savıyor.) Ders çalışmamış aç gelen çocuktan nasıl bir performans beklersiniz. Çocuk bir saat içinde eve gidecek kahvaltı yapacak sonra yine gelecek vs.. Bizler keyfe göre hizmet veriyoruz..

Bazı velilerden duyduk kurslar, kayıt parası 2000₺ istemişler ve iki aylıkta peşin bize eleştiren bir ağızla anlatıyorlar..

Bizde kayıt parası istemedik kendimizden fedakarlık gösterdik.. Düşünüyorum da acaba para alsak param ziyan olmasın diye daha titiz ve özenle çocukları aile ile birlikte yetiştirir miydik ?
Şer gibi görünen demek ki hayırmış inanın pişman oldum keşke en az 1000₺ alsaydım..

Aslında anneler babalar ve bizlerde bahçıvanlar olarak (tüm eğitimciler ve çevre) bu ekilen tohumun yeşerip büyümesinde o kadar çok etkimiz var ki ama etkimizin farkında değiliz.. Bazı tohumlar verimli toprakta işin ehli bahçıvanların elinde serpilip büyürken bazı tohumlarda bakımsızlıktan ya da çok iyi bakacağım derken aşırı ilgiden mahvediyoruz. 

Mesulüz hepimiz her yaptıklarımızın bedelini ödeyeceğiz kâh dünyada kâh ukbada..  

Perşembe günleri de sohbet veriyorum hanımlara devamlılık olmadığında neden gelmedin diye sorsam merak ediyorum çocuklarım gibiler başlarına bir sıkıntı mı geldi diye..

"Hocam her hafta geliyorum ya.. " hemen bir serzeniş.. 

Öğretmenlerin hakikaten işi çok zor ve herkes öğretmenlik ve hocalık yapamaz..

Her gün bir talebe geliyorsa kendi geleceğini inşaa ediyor demektir..

Cemaatte öyle! Geliyorsa hoca için değil Allah için kendisini inşaa için gelecek..

 Bunun için kimseye serzenişte bulunmaya hakkı yok..  

İlmimizi ve büyük tecrübelerimizi maalesef çok az kişiye aktarabiliyoruz.. 
Hz. Ali efendimizin sözü ne kadar içler acısı bir gerçek :(
"..İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür gider...”
-Nasıl yani dersen cevabı aşağıda Hz. Ali efendimizin diliyle.. 

-"Evet, anlayan birini buluyorum, fakat ondan emin değilim; din hükümlerini dünyâya âlet edebilir; Allah’ın nimetleriyle Allah’ın kullarına, Allah’ın delilleriyle Allah’ın dostlarına karşı üstünlük dâvâsına girişebilir. 

İşte böyle ! 
Kıyamet alametleri bunlar diyelim vesselam !

Hayırlı Bayramlar, popcornlu bebek hırkası

 

Herkese hayırlı bayramlar diliyorum.
Bu bebek hırkasını yaptığım bebek henüz anne karnında ve onlardan habersiz içimden geldiği için çok severek ördüm.. Sürpriz olacak inşaallah =)
 Bir hadisi şerifte: Ubeydullah İbni Mıhsan El-Ensari’den, o da Peygamber (s.a.v.)’den rivayet ettiğine göre, Peygamber şöyle buyurdu: “- Malı (ve nefsi) hakkında emniyet içinde olan, günlük yiyeceği yanında olduğu halde vücudu sıhhatli bulunan, dünyayı (bütün menfaatlerini) kazanmış gibidir.” 
Sıhhatli miyim ? Elhamdülillah 
Öyleyse insanlara her türlü fayda sağlamam lazım diye düşündüğüm için kimine bir muhabbet ile teselli ederim. Kimisine de böyle hoş hediyelerle.. 
Hangisinin duasının üzerime tecelli edeceğini bilemediğim için 
elimden dilimden ne geliyorsa yapmaya pozitif ruhu yaşamaya  yaşatmaya çalışıyorum.. 


KIYMETİ BİLİNMESİ GEREKEN 3 ŞEY VAR 
•Can ve mâl emniyetine sahip misin? 
•Sıhhat ve afiyet içinde misin? 
•Günlük rızkını da kazanıyor musun? 
•Dünya sana verilmiş gibidir vesselâm.... 
Bunlara sahip olan kimseler sevinmeli, Geri kalan zamanlarını, Allah'ın rızasına uygun işlerle doldurmalıdır.

 Sabah–Akşam Manevî Muhafaza Zikirleri 


Korkulardan,
Musibetlerden ve görünen görünmeyen şerlerden korunmak niyetiyle okuyalım… 
━━━━━━━━━━━━━━━
▪️ 3 Defa ▪️
📖 Arapçası:

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ


Bismillâhillezî lâ yezurru me‘asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fis semâi ve hüves-semî‘ul alîm..

▪️ Anlamı:
“Yerde ve gökte, O’nun adıyla hiçbir şey zarar veremez. O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.”
━━━━━━━━━━━━━━
 ▪️3 Defa ▪️
📖 Arapçası:

أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ

Eûzü bi kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ halak..

▪️ Anlamı:
“Allah’ın eksiksiz kelimelerine, yarattığı şeylerin şerrinden sığınırım.”
━━━━━━━━━━━━━━━
▪️ 7 Defa ▪️
📖 Arapçası:

حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ Hû, aleyhi tevekkeltü ve Hüve Rabbül arşil azîm..

▪️ Anlamı:
“Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben O’na tevekkül ettim. O, büyük Arş’ın Rabbidir.”
━━━━━━━━━━━━━━━
Manevî zırhlarımızı kuşanalım…
Dilimiz zikirle,
Kalbimiz tevekkülle,
Ruhumuz huzurla dolsun..
Allah Teâlâ bizleri ve sevdiklerimizi her türlü görünür ve görünmez kötülüklerden muhafaza eylesin…
Hayırlı bayramlar diliyorum..
 Âmin...
Allaha emanet olunuz 


İman kuşunu eyleyemedim, dünyaya mesken bağlayamadım :)

 


İmanı iki kanatlı bir kuş gibi düşünmemiz gereken bir misal aslında.. Zahir ve batın olmak üzere.. İki kanat da sağlıklı ve sağlam olması lazım ki uçsun sizi Hakka götürsün.. 

Bazıları zahirini imar ediyor, örtüsünden namazına orucuna kadar tüm kulluğu sadece görünüşten ibaret riya ve gösteriş.. Namazından haberi yok, orucunu azalarına tutturamayıp sadece açlık olarak yanında kalıyor. 

Bazılarıda sadece batınını besliyor, Allah ve Resûlune aşık gözünde yaşları kalbinde imanı ama zahirinde örtü yok, namaza ve diğer ibadetlere özenli bir şekilde yapmıyor. Peki bu doğru mu? 

Allah Resûlune tabi olan sahabe böyle miydi? Tabi ki hayır! 

Onlar zahirde peygamberimiz ayağını nereye ve nasıl attıysa öyle yaptılar. O nasıl yerdi içerdi. Hep O'na özendiler ve özendirdiler. O'nun Kur'an ve sünnetini yaşadılar. Bu şekilde dünya ve ahiret günahlarından ve kirlerinden arındılar. İşte biz hem zahiri hem batini dengeli ve kuvvetli bir iman için güzel sahabelerin izlerinden gitmemiz gerekiyor.. Onlar verdikleri sözleri ve tevbelerini tuttular bizlere güzel örnek oldular..  

Peygamber efendimiz (sav) Mekke fethedilene kadar Mümtehine Suresi 12. ayet-i kerime ile bey‘at verirdi. Bu ayete tabi olanlara efendimiz kefil oluyor. Cennete girmeleri için  bey‘at veriyor. Hatta yapamam diyenlerden elini çeker sana  bey‘at veremem derdi..

Mealen: "Ey Peygamber! Mümin kadınlar Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacakları, hırsızlık yapmayacakları, zina etmeyecekleri, çocuklarını öldürmeyecekleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira düzüp getirmeyecekleri, dine ve akla uygun hiçbir konuda sana karşı gelmeyecekleri hususunda sana bey‘at  etmeye geldiklerinde onların bey‘atlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Kuşkusuz Allah bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir."

Mekke fethedildikten sonra Fetih suresi 10. ayeti kerime ile halkın bey‘atlarını aldılar. 

Mealen: "Rasûlüm! Sana bey‘at edenler, gerçekte Allah’a bey‘at etmektedirler. Allah’ın eli, onların bey‘at için uzanan elleri üzerindedir. Artık kim bey‘atini bozarsa ancak kendi zararına bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği sözde durur, onun gereğini getirirse, hiç şüphesiz Allah ona yakın bir gelecekte büyük bir mükâfat verecektir."


HİND bint UTBE: Hepimiz biliriz Hz. Hamza'yı şehid eden Ebû Süfyân’ın karısıydı Efendimiz sav ona da be'yat verdi:
Resûl-i Ekrem’in kendisini iyi karşılaması ve daha önce yaptıkları üzerinde durmaması Hind’i son derece memnun ettiği için ona, bir zamanlar yeryüzünde perişan olmasını en çok istediği ailenin Peygamber ailesi olduğunu, fakat artık gözünde bu aile fertlerinden daha değerli bir kimse bulunmadığını ifade etti (Buhârî, “Eymân”, 3, “Aḥkâm”, 14; Müslim, “Aḳżıye”, 8). Hind oradan ayrıldıktan sonra evine gitti ve bütün putları kırdı. Onun kızarttığı iki oğlağı bir câriyesiyle Hz. Peygamber’e sunduğu, koyunları çok az kuzuladığı için daha fazlasını gönderemediğini belirttiği, Resûl-i Ekrem’in de onların çoğalması için dua ettiği, daha sonraları sürülerinin çoğaldığı, Hind’in zaman zaman bu olayı anarak kendilerini İslâmiyet’le şereflendiren Allah’a hamdettiği kaydedilmektedir.
Hasılı kelam; yemek oburu gibi kitap oburu olup, her kitabı okuyup ama kendi kutsal kitabımızdan ve dünya-ahiret kurtuluşumuza vesile olacak ilimlerden haberimiz olmazsa bizler nasıl zahirimizi ve batinimizi ıslah edeceğiz. Oraya aşkı ve muhabbetullahı yerleştireceğiz imkansız gibi görünen Hind bin Utbe'yi o nedenle yazıma aldım bilmem sizlere ışık tutabildim mi?

Sevgi ve muhabbetle kalın.. السلام عليگم 

Çok sevdiğim bir ilahiden bir kaç beyit paylaşmak istedim :))

ﷲ﷽🕋

Gönül kuşunu eyleyemedim
Dünyaya mesken bağlayamadım
Yandı yüreğim ağlayamadım
****
Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆

Yine gittiğin gibi gel ey ramazan




🕋 ﷲ ﷽
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Gözler de ve dillerde umud dolu vedalar olsa da..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Yine gittiğin gibi gel ey ramazan..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Bu sene yapamadıklarımı˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Geldiğinde yapacağım inşaallah..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Gelirken getirdiğin iyilik ve güzellikleri˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Oruç ve namazları..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Tekrar getir bizleri mahzun bırakma..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Hasret ile seni uğurlarken..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Aşk ile idrak bırak gönüllerimize..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆"İftah lenâ hayral bâb"˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆"Bize hayır (iyilik, bereket) kapısını açmaya ˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
vesilemsin.
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Şimdi bayram zamanı..˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆Can bula cananı˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆
görüşmrk üxere 

˚˖𓍢ִ໋🌷͙֒✧🩷˚.🎀༘⋆


Kıssadan hisse Bir ömür nasıl geçerse öyle de biter


Hayatının çoğunu ilim meclislerinde sohbet anlatmakla ve dinlemeyle geçirmiş.. Bir gün sohbete gitmiş yine orda onu öyle edepli bir şekilde dinleyen birini görmüş onun o duruşu o içtenliği çok hoşuna gitmiş. Sohbet boyunca o adam nazarla ona bakmış. Sohbet bitmiş artık herkes dağılmış en son bu ikisi kalmış iki saat boyu sükut etmişler kalb kalbe vermişler en sonunda bu hoca sohbet dinleyenin yanına gitmiş demiş ki;

- Kurban sen ne kadar güzel dinliyordun kalbin ne kadar güzel Allah’ı anıyordu seninle tanışmak isterim kimsin nerelisin adın ne falan derken?

Sohbeti dinleyen şöyle der:

- Benim gitmem lazım seninle yarın görüşelim buyur evime gel filan adresteyim.. ve şöyle sıkıca birbirlerine sarılı verirler.

Ertesi gün olur adam derki: 

-Bugün temizleneyim bir gusül alayım, sonrada bugün beyazlarımı giyeyim kapının önüne çıkar bakar ki; bütün tanıdıkları o yoldan geçiyor onlarla yürür bakar ki; onlarda o tarafa gidiyor tam o kişin evinin önüne gelir ve kapıyı çalar….

- Kapıyı o genç çocuk açar derki:

- Selamun aleyküm

İçeri girer ve bir bakar sanki cennet gibi bir ev çok güzel bir gün geçirirler. Sohbetle ibadetle Allah’ı anarak en sonunda gün biter ve hoca derki:

- Ben artık kalkmalıyım.

Genç çocuk derki:

- Nereye buradan gidemezsin.. Sen kapıdaki yazıya bakmadın mı?

Adam şaşırır ama nasıl olur ben bir şey görmedim. Bir bakar ki "Buraya giren bir daha çıkamaz."

- Peki bu nasıl olur bu ne demek ? der adam..

Çocuk derki; 

- Sen beni tanımadın mı? Ben Azrailim…

Azrail şöyle der:

- Sen Allah’ın adını çok anardın çok severdin sohbetlere gider onu anlatır onu dinlerdin. sohbeti çok sevdiğin için Allah’da senin canını sohbet ortamında almamı istedi ve bana sarıldın hani buluşmak ümidiyle o an ben senin ruhunu çekmiştim bile. Ve sen eve gittin ertesi sabah oldu bir gusül aldın O an seni yıkıyorlardı. 

Sonra dedin bugün beyazlarımı giyeyim seni kefenliyorlardı, 

Sonra kapıya çıktın eşini dostunu gördün seni tabutunda taşıyorlardı.

 Ve en son kabire girdin yani buraya işte burası senin evin artık burada Allah’ı anarak geçirebilirsin işte senin cennet gibi olan evin ..

O adam sohbeti ilim öğrenmeyi ve ilim ile amel etmeyi çok severdi. Allah’ta ona ne ölürken nede kabrinde acı çektirmedi. Hatta hissetmedi bile.. 

Ölümü bu kadar güzel Allah’ı anılan yerde olmak 

Allah'ı sevmek onun adını zikretmek..

Allah hepimize nasip etsin böyle can vermeyi böyle Allah’ı sevmeyi Aminnn.. Bir ömür nasıl geçerse öyle de biter. Sermayeyi güzle kullananlardan olmak duasıyla kıssadan hisse alanlardan oluruz inşallah..

💖🌹🌷🌸

Sıvış senesi ne demektir ?


Osmanlı İmparatorluğu'nda Ay (Hicri) ve Güneş (Mali) takvimleri arasındaki 11 günlük farkın yarattığı bütçe açığını dengelemek amacıyla, yaklaşık her 33 yılda bir Hicri takvimden bir yılın atlanarak yok sayılmasıdır. Bu yöntemle, hazine giderlerinin (yeniçeri maaşları) gelirleri aşması sonucu oluşan ekonomik sıkıntılar geçici olarak çözülmeye çalışılmıştır.

Amaç: Mali yıl ile takvim yılı arasındaki uyuşmazlığı gidermek ve bütçeyi dengelemek.

İşleyiş: Hicri takvim, Güneş takviminden yaklaşık 11 gün daha kısa olduğu için, 33 yılda bir yıl eksik kalır. Osmanlı bu yıla "Sıvış" der ve o yılı takvimden çıkarırdı.

Özellikle 17. yüzyıl ve sonrasında, hazine üzerindeki büyük yükü hafifletmek için uygulanan bir tür "mali yöntem" olarak öne çıkar.
Etkisi: Tarihçiler, büyük isyanların veya mali krizlerin genellikle bu sıvış yıllarına denk geldiğine işaret eder.
Terim Anlamı: Osmanlı maliye dilinde, bir yılın "kaynaması" veya aradan "sıvışması" (yok sayılması) anlamında kullanılır.

Bu uygulama, Osmanlı'nın takvim karışıklıklarından doğan bütçe sorunlarına karşı ürettiği özgün ama zoraki bir çözümdü.

Hasılı kelâm: Osmanlı maliyesinde hicrî ve malî yıllar arasında eşitliğin korunması için her otuz üç yılda bir düşülen hicrî senenin adı.

Aklımızın ucunda bulunsun belki lazım olur. 🌹💕
اللهم صلي على محمد وآل محمد الطيبين الطاهرين 🎀



Ramazan bizim için kısaca ne ifade ediyor

Kur'an-ı Kerim'de ismi açık olarak geçen tek ay Ramazan ayıdır. 

Ramazan bizim için kısaca ne ifade ediyor..✔

Oruç tutmayı azmediyoruz.. ✔

Peygamber Efendimiz (s.a.s); 
Kim inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Savm, VI) buyurmuştur.

Kur'an-ı Kerim bu ay içerisinde indirilmiştir.✔
Yüce Rabbimiz; Ramazan ay'ı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda indirildi" (el-Bakara, 2/185)

Oruç bu ayda üzerimize farz kılınmıştır.✔
"Sizden kim bu aya yetirirse oruç tutsun" (el-Bakara, 2/185) buyurulur. Ramazan ay'ı girince şartlarını taşıyan kimselere oruç farz olur.

Kur'an-ı Kerim'de,✔
"Bin aydan daha hayırlı" olduğu belirtilen Kadir gecesi bu ay içerisindedir.

Teravih namazı da bu ay'a mahsus ibadetlerimizdendir. ✔
Ebû Hüreyre (r.a)'dan şöyle rivayet edilmiştir:
"Resulullah (s.a.s)'in Ramazan hakkında şöyle buyurduğunu işittim: Kim inanarak ve sevabını umarak Allah rızası için teravih namazı kılarsa geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Teravih,I; ayrıca bk. Teravih).

İtikaf ✔
"Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının son on günü girince elini eteğini toplar, geceyi ihya eder ve ev halkını uyandırırdı" (Buhari, Kadr, V). 
Yine Hz. Âişe (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (s.a.s) Ramazan'ın son on gününde vefatına kadar itikafa girdi. İrtihalinden sonra da zevceleri itikafa devam ettiler" (Buhari, İtikaf I).

Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i okumak, hayır ve hasenatta bulunmak: ✔
 İbn Abbas (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: 
"Resulullah (s.a.s) insanların en cömerdi idi. Onun bu cömertliği Ramazan ay'ı girip de kendisiyle Cebrail (a.s.) karşılaştığı zaman daha da artardı. Cebrail (a.s.) Ramazan ay'ı çıkıncaya kadar her gece Resulullah (s.a.s) ile buluşup, Resulullah (s.a.s) Kur'an'ı arzeder (okur) du. Resulullah (s.a.s) Cebrail (a.s) ile buluştuğunda insanlara rahmet getiren rüzgardan daha cömert, daha faydalı olurdu" (Buhari, Savm, 7).

Hz. Peygamber (s.a.s)'e; "Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sorulunca, "Ramazan ayında verilen sadaka" buyurmuştur (Tirmizi, Zekat, 28).

Fıtır sadakası vermek bu aya mahsus bir ibadettir..✔
Zekata tabi varlığımızın üzerinden bir sene geçtiyse ramazanda zekatını vermek..✔

En kısa şekilde anca bu kadar özetle anlatabildim. Ama ibadetin özü sırf Allah için sevip Allah için buğz ederek bu ibadetleri yapmak. Rabbim nasip eyleye :) amiiin amiiin Hayırlı ramazanlar