İman kuşunu eyleyemedim, dünyaya mesken bağlayamadım :)

 


İmanı iki kanatlı bir kuş gibi düşünmemiz gereken bir misal aslında.. Zahir ve batın olmak üzere.. İki kanat da sağlıklı ve sağlam olması lazım ki uçsun sizi Hakka götürsün.. 

Bazıları zahirini imar ediyor, örtüsünden namazına orucuna kadar tüm kulluğu sadece görünüşten ibaret riya ve gösteriş.. Namazından haberi yok, orucunu azalarına tutturamayıp sadece açlık olarak yanında kalıyor. 

Bazılarıda sadece batınını besliyor, Allah ve Resûlune aşık gözünde yaşları kalbinde imanı ama zahirinde örtü yok, namaza ve diğer ibadetlere özenli bir şekilde yapmıyor. Peki bu doğru mu? 

Allah Resûlune tabi olan sahabe böyle miydi? Tabi ki hayır! 

Onlar zahirde peygamberimiz ayağını nereye ve nasıl attıysa öyle yaptılar. O nasıl yerdi içerdi. Hep O'na özendiler ve özendirdiler. O'nun Kur'an ve sünnetini yaşadılar. Bu şekilde dünya ve ahiret günahlarından ve kirlerinden arındılar. İşte biz hem zahiri hem batini dengeli ve kuvvetli bir iman için güzel sahabelerin izlerinden gitmemiz gerekiyor.. Onlar verdikleri sözleri ve tevbelerini tuttular bizlere güzel örnek oldular..  

Peygamber efendimiz (sav) Mekke fethedilene kadar Mümtehine Suresi 12. ayet-i kerime ile bey‘at verirdi. Bu ayete tabi olanlara efendimiz kefil oluyor. Cennete girmeleri için  bey‘at veriyor. Hatta yapamam diyenlerden elini çeker sana  bey‘at veremem derdi..

Mealen: "Ey Peygamber! Mümin kadınlar Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacakları, hırsızlık yapmayacakları, zina etmeyecekleri, çocuklarını öldürmeyecekleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira düzüp getirmeyecekleri, dine ve akla uygun hiçbir konuda sana karşı gelmeyecekleri hususunda sana bey‘at  etmeye geldiklerinde onların bey‘atlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Kuşkusuz Allah bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir."

Mekke fethedildikten sonra Fetih suresi 10. ayeti kerime ile halkın bey‘atlarını aldılar. 

Mealen: "Rasûlüm! Sana bey‘at edenler, gerçekte Allah’a bey‘at etmektedirler. Allah’ın eli, onların bey‘at için uzanan elleri üzerindedir. Artık kim bey‘atini bozarsa ancak kendi zararına bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği sözde durur, onun gereğini getirirse, hiç şüphesiz Allah ona yakın bir gelecekte büyük bir mükâfat verecektir."


HİND bint UTBE: Hepimiz biliriz Hz. Hamza'yı şehid eden Ebû Süfyân’ın karısıydı Efendimiz sav ona da be'yat verdi:
Resûl-i Ekrem’in kendisini iyi karşılaması ve daha önce yaptıkları üzerinde durmaması Hind’i son derece memnun ettiği için ona, bir zamanlar yeryüzünde perişan olmasını en çok istediği ailenin Peygamber ailesi olduğunu, fakat artık gözünde bu aile fertlerinden daha değerli bir kimse bulunmadığını ifade etti (Buhârî, “Eymân”, 3, “Aḥkâm”, 14; Müslim, “Aḳżıye”, 8). Hind oradan ayrıldıktan sonra evine gitti ve bütün putları kırdı. Onun kızarttığı iki oğlağı bir câriyesiyle Hz. Peygamber’e sunduğu, koyunları çok az kuzuladığı için daha fazlasını gönderemediğini belirttiği, Resûl-i Ekrem’in de onların çoğalması için dua ettiği, daha sonraları sürülerinin çoğaldığı, Hind’in zaman zaman bu olayı anarak kendilerini İslâmiyet’le şereflendiren Allah’a hamdettiği kaydedilmektedir.
Hasılı kelam; yemek oburu gibi kitap oburu olup, her kitabı okuyup ama kendi kutsal kitabımızdan ve dünya-ahiret kurtuluşumuza vesile olacak ilimlerden haberimiz olmazsa bizler nasıl zahirimizi ve batinimizi ıslah edeceğiz. Oraya aşkı ve muhabbetullahı yerleştireceğiz imkansız gibi görünen Hind bin Utbe'yi o nedenle yazıma aldım bilmem sizlere ışık tutabildim mi?

Sevgi ve muhabbetle kalın.. السلام عليگم 

Çok sevdiğim bir ilahiden bir kaç beyit paylaşmak istedim :))

ﷲ﷽🕋

Gönül kuşunu eyleyemedim
Dünyaya mesken bağlayamadım
Yandı yüreğim ağlayamadım
****
Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆

0 Comments:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı