Bir hastane macerası :)

 

31 ağustos mesai bitimi hastane randevusu iptali sonucu gelinim benim için hemen değerlendirdi. Bende bilmediğim gerçeklerle yüzleşmeye dokuz yaşında erkek torunumu da aldım gittim..

Tabi ki bu fırsatı bir babaanne olarak hemen değerlendirdim.. Otobus durağına gidene kadar Nâs suresi talimi verdim..
-Bismillahirrahmânirrahîm

-Bismillahirrahmânirrahîm.

-Kul e'ûzü birabbinnâs

-Kul e'ûzü birabbinnâs

Bir o bir ben otobus gelene kadar yarısını ezberledi.. Şimdiki çocuklar çok zeki hemen kapıyorlar ama telefondan kurtulabilirlerse tabi..

Neyse otobüse bindik birkaç durak sonra Dr Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine vardık. En az dört senedir gitmediğimden dolayı tedirginim..
Mesai saati bitimi olduğu için saat 17:31 olan randevum için barkot sırasında en önlerdeyim bekliyorum. Çok kalabalık oldu sesler yükselmeye başladı. Her neyse bana sıra geldi aldım barkotumu bir üst kat dediler çıktım.
Çıkmamla hemen kapılara kağıtlar yapıştırmaya başladılar.
Beni 7.poliklinik C bloğa alınmış haydi pür telaş oraya torunumla koşturdum..
Orada ki memurlar; 
- Siz D Bloktasınız ben diyorum doktor gönderdi kayıttaki memur
- Bize öyle bir talimat gelmedi. 
Torunumda benimle koşturmaca tekrar D Bloğa gidip doktordan bloknota kaşe ve imza alıp C Bloğa gittiğimde 
-Abla nereye kayboldun bende sana bakıyordum..
Yine içimden hadi kabalık yapmayayım yeniden verilen barkotla tekrar sıra bekledim..
En az yarım saat geçtiğinde artık öfke patlaması olacak bende bir hışımla ayağa kalktım.
Ekranda adım görünmüyor diyerek halimi arz edeceğim ekranda benim adım yazdı. Hastanın çıkmasıyla içeri girdim. 
Doktor:
- Neyiniz var
- Kulaklarımı temizleteceğim..
- Tamam oturun 
On saniye sağ kulak on beş saniye sol kulak hava ile kuru temizleme çektirdi. 
-Tamam geçmiş olsun..
Güler misin ağlar mısın beş dakika bile sürmedi..(⊙_⊙)
Torunum 
- Bu kadar mı babaanne.. dedi 
- Evet oğlum ömrümde bu kadar hızlı tedavi edilmedim.
╮ (. ❛ ᴗ ❛.) ╭
İş çıkışı otobüsler felaket ikindi namazım kaçmasın diye sayısız okuduğum ayetel kürsiler yaşadığım o gerilim beni çok yıprattı en az yarım saatte durakta otobüs bekledik. 
Neyse sıkış tepiş torunumu kendimi koruyarak otobüs yolculuğum bitti eve geldiğimde savaştan gelmiş gibi kendimi bitkin yorgun hissettim. 
Herşey gençlikte daha katlanılır gibi..
Torunum tatil için bende ve muhabbetimiz esnasında bana soruyor..
- Babaanne zamanda yolculuk yapsan geleceğe mi yoksa geçmişe mi gitmek istersin diye yaşından hiç beklemediğim bir soru..
- Geçmişe gitmek isterim oğlum. 
- Hangi zamana ?
- Asrı saadete Peygamber efendimiz (sav) tanışmak onun çevresinde cansiperhane savaşmak isterdim..
Nedendi sonuçlardı aramızda güzel sohbetler geçiyor ama çok fazla tablette oyun oynayarak zaman geçiriyor tatil diye biraz kurallar gevşetildi.. 
İnşallah pişman olmayız..
Tüm ebeveynlerin ve öğretmenlerin Allah yardımcıları olsun..
Çocuklarımızı talebelerimizi ellerimizde tutmak için her defasında kendimizi yeniliyoruz...
Görüşmek üzere inşaallah Allaha emanet olalım..

(◕‿◕✿)


Dünyada Unutulmayacak Bir İz Bırakmak



Bir insan sadece kendine odaklanırsa bir süre sonra çevreden kopar, gerçeklikten uzaklaşır, çevresi de onu dışlar sonrada bu eksiklerini din ile kapatmaya çalışırsa işte o zaman da felaket olur..
Yalnızlıkta uzlette beklentileri artar.. Ledünî, "Allah katından olan, ilahi ve gizli bilgiye dayanan" ilme talip olmaya başlar sonrası beklentiler olmayınca kendini motive edecek yollar arar..

Bir insan kendini motive etme derdinde olursa, bir yere kadar gider ama yolun ucu tıkalıdır.. 
Kendini hak ile meşgul etmeyen niceleri bir süre sonra nefisle şeytanla meşgul etmeye başlıyor..

"Yok efendim bende musallat var.. "
"Kendinizi fakiri fukaranın ihtiyaçlarını gidermeyle meşgul edin, ibadetle meşgul edin.. Bakın bakalım yorgunluktan ya da yardım etmenin verdiği hazdan size musallat yaklaşıyor mu?..

Yalnız kalmayın kendinizi dünya ve ahirette mutlu edecek ibadet ve hayır işleriyle meşgul edin sorun bitmiştir.
İbrahim Havvas hz. bir genci içine şeytan kaçtı diye yakacaklardı. Papazların halkın elinden alıp sadece sepet örmeyle, dilinde Allah'ın zikriyle meşgul ederek tedavi eder ve nicelerin hidayetine vesile olur..

O nedenle bizlerin ellerinden de bir şeyler gelmiyor. 
Kur'an ayetleri şifadır, doğada nice şifa kaynakları vardır.. 
Bize en iyi gelen şifayı bulmak zorundayız. 
Hiç bir eylem yapmadan şifa bulmamız imkansızdır. 
Allah cümlemize akıl fikir izan versin vesselam.. 
Görüşmek üzere 
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・