Örgü Çocuk Çantası ve Allahümme Ya mukallibel kulûb! Sebbit kalbî ‘alâ dînike duasının açıklaması

 

Herkese merhabalar 
Dört yaşındaki torunum için ördüğüm çanta nasıl olmuş 🌷

Teşekkür ses kaydını dinlediğinizde insanın içi eriyor, her emeğinize değdiğini hissediyorsunuz..

Çantanın ipi özel bir örme tekniği lastik gibi esnek oluyor. YouTube da çantanın yapılış videosu var..

95cm çantanın sırt kemerini çakma sık iğne yaptım ve diktim.. 
14 adet küçük motif 1 adet büyük motif yapıp birleştiriyorsunuz ve çok çabuk bitiyor..

Küçük ama kocaman yürekleri sevindirmek duasıyla tekrar görüşmek üzere Allah'a emanet olun..

«يَا مُقَلِّبَ القُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ» 🤲

DuanınTürkçe okunuşu
" AllahümmeYa mukallibel kulûb! Sebbit kalbî ‘alâ dînike. "
Anlamı:
" Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl. " (Tirmizî (Deavât 124))

Şerh (Açıklaması)
"Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dualarının çoğu, Allah'tan dinde sebat etmeyi ve O'na hakkıyla itaat etmeyi, doğru yoldan sapmamayı ve dalaletten uzak durmayı istemekti. 
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- 
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu duayı bu kadar sık ​​yapmasına şaşırmıştı. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- ona kalplerin Allah'ın iki parmağı arasında olduğunu ve onları dilediği gibi çevirdiğini haber verdi. Kalp, iman ve küfrün merkezidir ve çok değişip dönmesinden dolayı "kalp" olarak isimlendirilmiştir. Çünkü kalp, kaynayan bir tencerenin değişip çevrilmesinden daha şiddetli bir şekilde değişir ve çevrilir. Allah dilediği kişinin kalbini hidayet üzerine ve dinde sabit kılar. Allah dilediği kişinin de kalbini hidayetten sapkınlığa ve dalalete çevirir. (Yeter ki Allah'tan kalbimizi dininde sabit kılmasını dileyelim inşAllah)

Hafızayı kuvvetlendiren dua, dilek duası




Her paylaşımımda öğretici bir kaç satır dua ya da bilinmeyen bir kavram yayınlamaya çalışıyorum. Ziyaret edenin boş dönmemesi için elimden geleni yapıyorum inşAllah faydalı oluyorumdur. 

Bugün sizlere okuduklarınızı anlamak unutmamak zeki ve çalışkan olmak niyetiyle bir dua daha doğrusu bir ayet öğreteceğim.. (kendinizde okuyabilirsiniz) Kur'an okumayı bilen başkası da suya okuyabilir içebilirsiniz..

 Kur'an'ı öğrenmek isteyenler ya da unutmamak hayatında amel etmek için de niyet edebilir.(en güzel niyet bu galiba :)

A'la suresi 6.ayet
سَنُقْرِؤُكَ فَلَا تَنسَى
Se nukriuke fe lâ tensâ.

Meâli şerifi: (Kur’ân’ı) sana, Biz okutacağız, bundan sonra sen unutmayacaksın.


🌸Aşağıdaki duayı da tavsiye ederim 

Bu dua öyle bir duadır ki her ne için okunursa o şey elde edilir. Allah’ın rızası dahilinde ve haram istek olmadığı sürece. Bu dua tecrübe edilmiş bir dua olduğu kaynakta yazılmaktadır.

Önemli bir dua olup,hayatın her safhasında okumanın büyük yararlarını göreceksiniz.

“Allâhümme inni es’elüke fe inneke lenâ mâlikün,ve inneke alâ külli şey’in kadirun muktedirun.Ve inneke mâ teşâü min emrin yekün.”

Manası:” Ey Allah’ım! Sen’den istiyorum. Çünkü Sen bizim istediklerimizi yapmaya mâliksin. Gerçekten Sen her şeye kâdir ve muktedirsin. Sen neyi dilersen olur.”

Kaynak: Sırrul Esrar Dualar(Arif Pamuk)

Tefeül nedir? ve motifli yeleğimi bitirdim nihayet :)


Merhabalar 😀

acaba yapabilir miyim diyerek başladım birleştirmede acemi olduğum için söke yapa nihayet bitirdim yeleğimi renkli ve cıvıl cıvıl oldu. 

Elhamdülillah..

Bugün sizlere tefeülden bahsetmek istiyorum. Eskiden yani 1990 yıllarında yaptığımın doğru mu yanlış olduğunu bilmeden niyet tutar Kur'an meâlini niyetim olacak mı olmayacak mı diye açar okurdum. Gönlüm mutmain olmaz defalarca açar okurdum. Üstelik kız kardeşimle muhabbetimiz buydu ve ümitle dolar mutlu olurduk. 

[Tefeülün anlamı Herhangi bir şeyden hayırlı bir netice çıkarmak, hayra tevil etmek, iyiliğe işaretler bulmak gibi manalara gelmektedir. Bir kitabı rastgele açarak ilk tevafuk eden yeri okuyup ona dikkat kesilmek, onu hayırlı ve esas bir ders saymaktır. Mesela, Kur’an’dan rastgele bir sayfa açıp sadece kendine hitap şeklinde okumak tefe’ül sınıfındandır.]

İşin ilginci bu kadar saf bir yürekle inanarak yapardık. Aslında çok sakıncalıymış neden?

Ya kâfirlerden bahseden ayetler çıkarda ümitsizliğe düşersem o zaman da vay halime ama biz bilmeden yapardık.. Allah dostlarından Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bazı tefeüllerini şöyle anlatır:

***
“Bundan otuz sene evvel eski Saîd’in gafil kafasına müthiş tokatlar indi.
اَلْمَوْتُ حَقٌّ 
kaziyyesini düşündü, kendini bataklık çamurunda gördü. 
Meded istedi, bir yol aradı, bir halaskar taharri etti. 
Gördü ki, yollar muhtelif, tereddüdde kaldı. Gavs-ı Azam olan Şeyh Geylani’nin (ra), Fütûhu’l-Gayb namındaki kitabıyla tefe’ül etti. Tef’eülde şu çıktı:

 اَنْتَ فِى دَارِ الْحِكْمَةِ فَاطْلُبْ طَبِيبًا يُدَاوِى قَلْبَكَ "

"Acibtir ki, o vakit ben Dâru’l-Hikmeti’l-İslâmiye azası idim. Güya, ehl-i İslâm’ın yaralarını tedaviye çalışan bir hekim idim. Hâlbuki, en ziyade hasta ben idim. Hasta evvela kendine bakmalı, sonra hastalara bakabilir."

"Sonra, İmam-ı Rabbanî’nin Mektubat kitabını gördüm. Elime aldım. Halis bir tefe’ül ederek açtım. Acaibtendir ki, bütün Mektubat’ında yalnız iki yerde 'Bediüzzaman' lafzı var. O iki mektub, bana birden açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektubların başında 'Mirza Bediüzzaman’a mektub' diye yazılı olarak gördüm. 'Fesübhanallah', dedim, 'Bu bana hitab ediyor.' İmam, o mektuplarında tavsiye ettiği gibi, çok mektublarında musırrane şunu tavsiye ediyor: 
'Tevhid-i kıble et!' Yani, birini üstad tut, arkasından git, başkasıyla meşgul olma!"

"(...) Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle kalbime geldi ki: Bu muhtelif turukların başı ve bu cetvellerin menbaı ve şu seyyaralerin güneşi, Kur’an-ı Hakîm’dir. Hakîkî tevhîd-i kıble bunda olur. Öyle ise, en âlâ mürşid de, en mukaddes üstad da odur." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Üçüncü Mesele...)
***

Allah cc bizi bize bırakmasın gerçekten saf niyetlerle yanlışlar yapabiliyoruz elhamdülillah doğruyu bizlere yine sevdiği kulları aracılığıyla gösteriyor..

Allah'ım bizleri uyanık eyle. Şeytanın hile ve iğvasından nefsimizin her türlü şerrinden bizleri koru sana sığındık eman istiyoruz Ya Rabbi!

Amin amin amin..  


Tevazuyla varsan meydan senindir, cevher senden çıkar maden senindir, Yunus Emre.

 


Hayat derslerine devam ediyorum öncelikle ders kendi nefsime...

Son nefese kadar da bu derslerin biteceğini sanmıyorum.. Hayatı anlamlandırmak adına maddeleşmeye devam ediyoruz ve bu konuda da aşırıya gidiyoruz maalesef.. 

Müslümanlar ya doğumda ya ölümde ya da sünnet olaylarında evlerine hoca çağırırlardı. Şimdiler de organizasyonları parayla çağırmaya başladılar. 

Semazenler ilahi grupları parasız gelmiyor ve işi daha da azıttılar kadınlar en gösterişli kapalı makyajlı kıyafetlerle organize olmuşlar instagramda videolar paylaşıyorlar. En tatlı en güzel ses tonlarıyla programlarını tanıtıyorlar müşteri peşinde.. (Haram mahremlerini paylaşamazlar)

Bana geldiklerinde kaç para istiyorsunuz diye soruyorlar..

 "Biz Allah Rızası için geliyoruz ücret almıyoruz" 

Yüzlerinde şaşılası bir aydınlanma oluyor. Bende onlara şaşıyorum.. Biz ne ara besledik büyüttük bu din tüccarlarını..

Bende tarikata bağlıyım ve bize din tüccarı gözüyle bakarlar :( Hele fetö darbesinden sonra kimsenin kimseye güveni kalmadı.. 

Biz tüm hizmetlerimizde beş kuruş para almayız. Kursa talebe olmak isteyen "Kaç para aidat veriyoruz?" diye soruyorlar. 

"Biz Allah Rızası için öğretiyoruz ücret almıyoruz" dediğimde çok memnun kalıyorlar ama yine de talebemiz çok az 40-50 yaş ve üzerinde geneli..

Bu cumartesi genç bir hanım kardeşimiz bebek mevlidine çağırdı. Kursumuzun sokağında ve tüm hanımlara sitem ettim.

"Kuyumcu dükkanlarının, giyim mağazalarının ve diğerlerinin vitrinlerine bakarak geçiyorsunuz.. Bizim kursun önünden geçerken neden başınızı çevirip bir kere bile olsa bakmıyorsunuz? Bi hayırlı olsun demeye bile gelmediniz ve ben çok üzüldüm. Bizler sizler için bu kursu açtık ve çocuklara değil annelere hanımlara hitap etmek istedik ama maalesef kapımızı hiç açmadınız?" 

Hepsi tatlı bir tebessümle görmediklerini söylediler sohbetin mevlidin bitiminde de iki üç hanım bize de gelir misiniz diye rica da bulundular. Bende sizi beklerim inşallah tabii geliriz bizim vazifemiz ayetleri hadisleri anlatmak diyerek tatlıya bağladık ELHAMDÜLİLLAH!

Savaş kapıda diyoruz bırakın kursların talebe dolmasını camilerin tıklım tıklım cemaatle dolup secdelere gidilmesi gerekmez mi? Bizlerde ki bu gaflet uykusundan illa bir felaketle mi uyanacağız? 

Allah rızkınıza kefilim ama ahiretinize kefil değilim derken düştük geçim derdine diye ama tüketim toplumu olduk çıktık. Telefonlar ipone olmazsa olmaz, kapıda kredi ile alınmış araba olmazsa olmaz daha saymak mümkün ama kısa tutuyorum.. Faizin haram olduğuna inanmazsak ve ondan sakınmazsak Allah ve Resûlune savaş açtık demektir. Bu savaşın kazananı bellidir..

Hasılı kelâm: Allah'ın kapısına gidiyoruz ve bir din tüccarını aracı yaparak parayla istiyoruz. Bu iğrenç bir ticaret ve Allah hiç bir şeye mecbur değildir.. Dünyanın masrafını yapıp ellerimiz boş kalabilir. Önemli olan ihlastır hiçliğini bilerek huzurullaha durmaktır. Ve acziyetimizle istemektir. Vermek ve vermemekle Allah-ü Teâlâ'nın şanında bir eksiklik ve değişiklik olmaz..

"Tevazuyla varsan meydan senindir, cevher senden çıkar maden senindir."

Yunus Emre'nin bu sözü tam da yerini buldu diye düşünüyorum ya siz?

Rabbim cümlemizi istikamet üzere dosdoğru gidenlerden eylesin.. Ahirimizi evvelimizden daha güzel eylesin.. Cennetine cemaline kavuşturacak salih ameller yapmayı cümlemize nasip eylesin. 

Amiin amiin amiiin..